Strata 5. Sayı Makale Çağrısı BİLDİĞİMİZ KAPİTALİZMİN SONU: POLİTİK EKONOMİDE ALTERNATİF YAKLAŞIMLAR

Kapitalist dünya ekonomisi yirminci yüzyılın son çeyreğinde karşı karşıya kaldığı birikim krizini neoliberal ekonomi politikalarıyla aşmaya çalıştı. Neoliberal küreselleşme ekonomik alanda birikim sürecini ivmelendirmeyi hedeflerken toplumsal alanda evrensel bir uygarlık modeli öne sürerek tüketimciliği pompaladı. Sınırsız tüketim hedefleyen bu yeni yaşam biçimi bir taraftan sistemin kölesi olan bir borçlandırılmış –dolayısıyla boyun eğmiş- emek kitlesi yarattı, diğer taraftan birikimi besleyecek talep sürekliliğini sağlamış oldu. Ancak bütün iç tutarlılığına karşın neoliberalizm kapitalizme ancak geçici bir çare sunabildi ve bir kere daha sistemik bir birikim kriziyle karşı karşıya kalmamıza neden oldu. Birçok düşünür içinde bulunduğumuz süreci bir belirsizlik çağı olarak değerlendiriyor. Ancak dünyanın farklı bölgelerinde insanlar oturup belirsizliğin bitmesini beklemek yerine, yeni arayışların, üretim ve tüketim seçeneklerinin peşine düşüyor.

 

Neoliberal küreselleşmenin doğal sınırlarına ulaştığı ve kapitalizmin bir kere daha krize düştüğü bu bağlamda ekonomik alternatifler çeşitleniyor. Kentli nüfus piyasa bağımlılığını azaltmanın yollarını arıyor. Tüketici kooperatifleri, gıda toplulukları, takas pazarları bunun birkaç örneği. Kırsalda ise gerek geleneksel gerekse kurumsal dayanışma ekonomileri yavaş da olsa kendi alternatif piyasasını yaratmaya, şirketlere bağımlı olmadan kurumsallaşmaya çalışıyor. Burada daha çok kooperatifler, yerel pazarlar öne çıkıyor. Dünyadaki örneklerine kıyasla Türkiye’de arayışlar daha yavaş, daha çekingen, belki el yordamıyla ilerliyor, ama buna rağmen başarı öyküleri umut vaat ediyor. Alternatif ekonomilere yönelik kavramsallaştırmalar kaynaklandıkları bağlama göre çeşitlilik gösteriyor, ancak hepsini birleştiren ortak payda neoliberal kapitalizme meydan okuyor olmaları.

 

Bu sayıda kapitalist piyasa anlayışına alternatif bir piyasa kurgusu, tüketimciliğe alternatif bir ekonomik tutum, ana akım büyüme ve kalkınma söylemlerine alternatif ekonomik yaklaşımları tartışmaya açıyoruz. Belirsizlik çağının aşılmasında pasif birer alıcı olmak yerine aktif katılımcılar olmayı seçen aktörlerin belirleyiciliğini değerlendirmek istiyoruz. Ekonomik alternatifler yalnızca ekonominin değil, aynı zamanda sosyoloji, antropoloji, toplumsal tarih, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, kamu yönetimi gibi farklı disiplin ve alt disiplinin araştırma alanına giriyor. Bu bağlamda bu sayının beklentisi yalnızca makro düzeydeki teorik yaklaşımlara ya da politika seçeneklerine odaklanan tartışmalara değil aynı zamanda mikro düzeyde uygulamalı çalışmalara, saha çalışmalarına, gözlem notlarına ve farklı araştırma süreçlerinden kaynaklanan bulgulara yer vermek.

 

Bu sayının içeriğini sınırlamamakla beraber araştırmacılara esnek bir çerçeve sunacak bazı sorular şunlar:

 

-Neoliberalizmin ötesinde bir kapitalizm mümkün mü?

-Kalkınmak ya da kalkınmamak: Az gelişmişliğin ikilemi

-Yerel ekonomik yaklaşımlar kapitalist piyasanın neresinde duruyor?

-Kentteki kır ve kırdaki kent: Tamamlayıcı bir kır-kent ilişkisi kurmanın yolları neler?

-Demokrasinin imkanları: Ekonomiyi demokratikleştirmek mi, demokrasiyi yerelleştirmek mi?

-Kolektif prensipleri şirket aklını yener mi? Dayanışmanın imkanları piyasanın hakimiyetini deler mi?

-Sessizlerin sesi olmak: Dezavantajlı kesimler nerelerde, nasıl örgütleniyor? Neoliberalizme karşı ayakta kalma stratejileri neler?

 

1 Temmuz 2020’ye kadar özgün makalelerinizi ve çalışmalarınızı iletebilirsiniz: strata@stratadergi.com
 

Sayı Editörü: Aslıhan Aykaç

 

Temalar

 

-Dayanışma Ekonomileri

-Sosyal Ekonomi

-Müşterekler

-Kooperatifler

-Ekonomik Demokrasi

-Yerel Ekonomi

-Kolektifler

-Gıda toplulukları